Öðretmenler Ve Öðrenciler Bu sitede buluþuyor. (Öðretmenler Dersler Yazýyor - Öðrenciler Ýstifade Ediyor) Bu FORUMA ÜYE OLUN. ÜYELÝK AKTÝVASYON ÝSTEMÝYOR ÇOK HIZLI...
Giriş yapmadınız.
Sayfalar: 1
E. TÜRKÝYE SELÇUKLULARI DEVLETÝ(1077-1308)
KURULUÞ DÖNEMÝ
Selçuk Bey'in torunlarýndan Kutalmýþ taht kavgalarýnda Alp Arslan'a yenildikten sonra öldürüldü ve oðullarý Suriye'ye gitti.
Bir süre Suriye'de kalan Kutalmýþ'ýn oðlu Süleyman Þah ve kardeþleri. Melikþah tarafýndan Anadolu'nun fethi ile görevlendirildi. Süleyman Þah Bizans'ýn yerli yöneticilerinden Konya ve çevresini, kardeþi Mansur da Afyon. Kütahya ve Eskiþehir’i aldýlar. Süleyman Þah ilerleyiþine devam ederek Ýznik'i aldý ve kendisine merkez yaptý. 1075. Kardeþler arasý iktidar mücadelesinde Büyük Selçuklu Sultaný Melikþah, Süleyman Þahýn tarafýný tuttu ve Mansur Bey ortadan kaldýrýldý.
Süleyman Þah'a Anadolu'daki baþarýlarýndan dolayý Melikþah hükümdarlýk unvaný veren bir ferman gönderdi. Abbasi halifesi de Süleyman Þah'a menþur göndererek hükümdarlýðýný onayladý. Böylece Türkiye Selçuklu Devleti kurulmuþ oldu (1077). Türkiye Selçuklularý Melikþah'tan sonra ortaya çýkan taht kavgalarý ve karýþýklýklardan faydalanarak baðýmsýz hareket etmeye baþladýlar. Büyük Selçuklu Sultaný Sencer’in 1157'de ölümüyle Türkiye Selçuklularý tam baðýmsýz hale geldiler.
Türkiye Selçuklularý Süleyman Þah zamanýnda;
•Bizans'ýn taht kavgalarýna karýþarak iktidar deðiþikliklerine neden oldular. Bu durumdan fay
dalanan Türkiye Selçuklularý, Kocaeli Yarýmadasý'ný, Güney Marmara kýyýlarýný, Üsküdar ve Kadýköy'ü ele geçirdiler.
•Boðazýn Anadolu yakasýný denetim altýna alarak gümrük idaresi kurdular ve Boðaz'dan geçen gemilerden vergi aldýlar.
•Balkanlardaki Türk akýnlarýný durdurmak isteyen Bizans, Süleyman Þah'dan vergi karþýlýðýnda barýþ istedi. Bu barýþa göre Kocaeli Yarýmadasý'ndaki Dragos Çayý sýnýr kabul edildi.
•Batý sýnýrýný güvenlik altýna alan SüleymanÞah, Doðu ve Güney Doðu Anadolu'ya yöneldi.
Bizans'ýn elinde kalan Çukurova, Adana, Tarsus, Misis ile Hýristiyanlarýn önemli kalelerinden biri olan Antakya'yý aldý (1084).
•Antakya'nýn fethi Ýslâm dünyasýnda sevince,Suriye Selçuklularý ile Türkiye Selçuklularý arasýnda savaþa neden oldu. Bu savaþta Süleyman Þah öldü (1086). Bu tarihten Melikþah'ýn ölümüne kadar (1092) Süleyman Þah'ýn oðullarý Melikþah'ýn yanýnda kaldý. Bu da Türkiye Selçuklularýnýn Süleyman Þah'tan sonra fetret devri yaþamasýna neden oldu (1086 -1092).
•Anadolu'ya gelen liderlerin en güçlüsü olan Süleyman Þah, Türkleri birleþtirdi, Ermeni, Süryani ve Rum halký da kendine baðladý. Süleyman Þah'ýn Doðu seferine çýkarken yerine býraktýðý Ebul Kasým Türkiye Selçuklularýnýn daðýlmasýný engelledi ve Bizans ile baþarýlý savaþlar yaptý.
I. Kýlýç Arslan Devri (1092 - 1107)
Melikþah'ýn ölümünden sonra serbest kalan I. Kýlýç Arslan Anadolu'ya gelerek Türkiye Selçuklularýnýn baþýna geçti (1092). I. Kýlýç Arslan;
•Devleti düzene soktuktan sonra Bizans üzerinde baský kurdu.
•ilk Türk denizcisi Çaka Bey ile ittifak yapýlarak Bizans sýkýþtýrýlmak istendi. Ancak Bizans'ýn
kýþkýrtmalarýyla bu ittifak bozuldu. I. Kýlýç Arslan Çaka Bey'i öldürttü ve bu beylik yýkýldý.
•I. Kýlýç Arslan Bizans ile antlaþma yaparak batý sýnýrýný güvence altýna aldý. Bundan sonra doðu seferine çýkarak Malatya'yý kuþattý. Ancak I. Haçlý Seferi'nin baþlamasýndan dolayý doðu seferinden vazgeçildi.
.I. Kýlýç Arslan Haçlýlarla baþarýlý savaþlar yapmasýna raðmen ardý arkasý kesilmeyen kuvvetler karþýsýnda Ýznik ve Batý Anadolu'yu Bizans'a terk ederek merkezini Konya'ya taþýmak zorunda kaldý.
.Daniþmentoðullarý maðlup edildi. Doðu Anadolu'daki devlet ve beylikler Türkiye Selçuklularýna baðlandý.
.Suriye üzerine sefere çýkan I. Kýlýç Arslan Musul'u aldý. I. Kýlýç Arslan Büyük Selçuklularla yapýlan savaþta öldü (1107).
Güçlü bir hükümdar olan I.Kýlýç Arslan babasýnýn ölümü ve Haçlý Seferleriyle doðan sarsýntýlarý ortadan kaldýrmaya ve Anadolu'da siyasi birliði saðlamaya çalýþtý. I. Kýlýç Arslan döneminde Anadolu'da siyasi üstünlük Türkiye Selçuklularýna geçti.
I. Mesut Devri (1116-1155)
I. Kýlýç Arslan'dan sonra boþ kalan Türkiye Selçuklu tahtýna 1110 - 1116 yýllarý arasýnda Þahin Þah geçti. Ancak kardeþi Mesut, Daniþmentlilerin de desteðini alarak tahtý ele geçirdi. (1116). Daniþmentlilerin desteði ile hükümdar olan I.Mesut kayýn pederi Emir Gazi'nin ölümüne kadar bu devletin himayesinde kaldý. I. Mesut döneminde;
•Daniþmentoðullan'yla iþbirliði yapýldý ve Haçlýlarla uðraþan Bizans ile mücadele edilerek sýnýrlar geniþletildi.
•Daniþmentlilerin Anadolu'daki siyasi üstünlüðüne son verildi.
•Doðu siyaseti devam ettirildi. Bizans'ýn Konya üzerine düzenlediði saldýrý durduruldu.
•I. Mesut döneminde yapýlan II. Haçlý Seferi'ne baþarýyla karþý konuldu. Sultan Mesut, Bizans ve Haçlýlarý yenerek Anadolu'nun güvenli bir Türk yurdu olmasýnda önemli rol oynadý. Toroslardaki Ermeniler itaat altýna alýndý. Batý kaynaklarýnda Anadolu ilk defa Türkiye diye geçmeye baþladý.
•Türkiye Selçuklularýnýn Anadolu'da ilk bayýndýrlýk ve kurumlaþma hareketleri baþladý. Ayrýca devletin baðýmsýzlýk alametlerinden olan ilk para basýldý.
YÜKSELÝÞ DÖNEMÝ
II. Kýlýç Arslan Devri (1155 -1192)
I. Mesut'un ölümünden sonra yerine geçen II. Kýlýç Arslan'a karþý þehzadeler mücadeleye baþladý. Bu durumdan faydalanmak isteyen Bizans ve Musul Atabeyliði ittifak yaparak saldýrýya geçtiler. Arkasýndan Kilikya Ermenileri Selçuklu topraklarýna saldýrdýlar. Bu geliþmeler üzerine II. Kýlýç Arslan, Türkmenlerin Bizans topraklarýna saldýrmayacaklarýný garanti etti ve iki devlet arasýnda dostluk_ant-laþmasý yapýldý. Böylece Bizans ile Musul Atabeyiliði ve Daniþmentliler arasýnda yapýlan ittifak bozuldu. II. Kýlýç Arslan Daniþmentlileri ve Ermenileri maðlup etti, Mengücek Devleti'ni kendine baðladý. Bu sýrada Musul Atabeyliði'nin basýdaki Nurettin Zengi öldü ve bu Atabeylik de safdýþý kaldý. Bu olumlu geliþmelerin yanýnda Türkmenler Bizans topraklarýna saldýrarak iki devlet arasýnda savaþa zemin hazýrladýlar.
Miryokefalon Savaþý (1176)
II. Kýlýç Arslan'ýn sýnýrlarýný doðuda Fýrat nehrine batýda Sakarya'ya kadar geniþletmesi Bizans'ý rahatsýz ediyordu. Bu durum Balkanlardaki durumunu düzelten Bizans'ý harekete geçirdi.
Savaþýn Nedenleri:
1. II. Kýlýç Arslan'ýn Anadolu'da birliði saðlamasý ve güçlenmesi
2.Türkmenlerin Bizans topraklarýna sürekli akýnlar düzenlemesi
3.Bizans'ýn Türkiye Selçuklularýndan Daniþmentlilere ait bazý kale ve þehirleri istemesi
4.Bizans'ýn Türkleri Anadolu'dan çýkararak Anadolu'ya tamamen hakim olmak istemesi
Bizans Frank, Macar, Sýrp ve Peçeneklerden oluþan ücretli askerleriyle Denizli'den Konya üzerine yürüyüþe geçti. Denizli yakýnlarýndaki Miryokefalon (Kumdanlý) vadisinde yapýlan savaþta II. Kýlýç Arslan Bizans imparatoru Manuel'i maðlup etti (1176).
Savaþýn Sonuçlarý:
1. Bizans Anadolu'yu Türklerden geri alma ümidini tamamen yitirdi.
2. Anadolu'da Haçlý Seferleriyle elden çýkan üstünlük tekrar Türklere geçti.
3.Anadolu kesin olarak Türk yurdu haline geldi. Hýristiyan dünyasý da Anadolu'nun Türk yurdu olduðunu kabul etti.
4. Bizans taarruzdan savunmaya, Türkler ise, savunmadan taarruza geçtiler.
5.Taraflar arasýnda anlaþma yapýldý. Bizans imparatoru aðýr bir tazminat ödemek ve Eskiþehir önlerine yapýlan istihkamlarý kaldýrmak þartýyla canýný kurtarabildi.
6.Bu zaferden sonra Türkiye Selçuklularý siyasal, kültürel ve ekonomik yönden hýzlý bir geliþme sürecine girdiler.
1 Malazgirt vatan kazandýran, Miryokefalon ise, vatan kurtaran savaþtýr. Bu savaþ sonuçlarý itibariyle Sakarya ve Baþkomutanlýk Meydan Muharebeleriyle benzerlik göstermektedir.
II. Kýlýç Arslan dönemindeki diðer geliþmeleri þöyle sýralayabiliriz;
•Daniþmentlilerden Malatya alýnarak bu devleteson verildi (1178).
•Anadolu'da önemli ölçüde siyasi birlik saðlandý
ve geniþleme siyaseti devam etti.
•Eyyûbilere karþý ýlýmlý bir politika izlenerek taraflar arasýnda antlaþma yapýldý.
•Çukurova Ermenilerinin elindeki bazý yerler alýndý ve sýnýrlar Silifke'ye kadar geniþletildi.
•Bizans'ýn Miryokefalon'dan sonraki antlaþma gereði istihkamlarý yýktýrmamasý üzerine batýdaki fetihlere devam edildi. Uluborlu, Eskiþehir, Kütahya alýndý ve sýnýrlar Denizli'ye kadar geniþletildi.
•Ýhtiyarlýðýný ileri süren II. Kýlýç Arslan Türk hakimiyet anlayýþýna göre ülkesini onbir oðlu arasýnda paylaþtýrdý. Bu geliþme sonunda siyasal
bütünlük bozuldu. Taht kavgalarý baþladý ve devlet zayýfladý.
II. Kýlýç Arslar'dan sonra Türkiye Selçuklularýnýn baþýna I. Gýyaseddin Keyhüsrev geçti (1192 - 1196). Fakat kardeþlen hükümdartýðýný kabul etmeyerek isyan ettiler. Mücadeleler sonunda Rükneddin Süleyman Þah Anadolu Selçuklu hükümdarý oldu.
Rükneddin Süleymanþah Devri (1196 -1204)
Rükneddin Süleyman Þah;
•Kýsa sürede merkezi otoriteyi güçlendirerek Bizans'ý vergiye baðladý.
•Çukurova Ermenilerini Toroslarýn güneyine çekilmeye zorladý.
•Doðu Anadolu seferine çýkarak Mengücekleri ve Artukoðullarýndan bazý beyleri kendine baðladýktan sonra Erzurum'u alarak Saltuklulara son verdi (1202). Böylece Türkiye Selçuklularý Gürcülerle komþu oldular. Sýnýrlarýný geniþleten Rükneddin Süleyman Þah Gürcistan seferi sýrasýnda vefat etti (1204)
I. Gýyaseddin Keyhüsrev Devri (1204 -1211)
Rükneddin Süleyman Þah'ýn ölümünden sonra III. Kýlýç Arslan arkasýndan da I. Gýyaseddin Keyhüsrev ikinci defa Türkiye Selçuklu tahtýna çýktý. Bu dönemde;
•I. Gýyaseddin Keyhüsrev askeri hareketlerini iktisadi ve ticari amaçlara yönelik olarak düzenledi.
•Ýznik Ýmparatorluðu ile anlaþarak Karadeniz'in ticaret yolunu tehdit eden Trabzon Rum Ýmparatorluðu üzerine sefer düzenlendi. Trabzon Rum imparatorluðu maðlup edilerek kapanmýþ olan Karadeniz ticaret yolu açýldý.
•Milletlerarasý ticareti teþvik ve himaye amacýyla Venediklilerle ilk ticaret antlaþmasý yapýldý.
•Antalya'da donanma kurularak ilk defa denizcilik alanýnda faaliyetler baþladý.
•I. Gýyaseddin Keyhüsrev Ermenilerin ve Eyyûbilerin saldýrýlarýný önledi. Vergisini ödemeyenÝznik imparatorluðu'na savaþ açtý. Alaþehir yakýnlarýnda yapýlan savaþý Türkiye Selçuklularýkazandý. Ancak I. Gýyaseddin Keyhüsrev bu savaþta þehid edildi (1211).
I. Ýzzeddin Keykavus Devri (1211 -1220)
Selçuklu devlet adamlarýnýn aldýðý kararla tahta çýkan I. Ýzzeddin Keykavus'a kardeþi Alaeddin Keyku-bat isyan etti. Ancak bu isyan bastýrýldý. Ayaklanmalarý bastýran I.Ýzzeddin Keykavus, fetih politikasýna devam ederek Türkiye Selçuklularýnýn ekonomik çýkarlarý için birtakým giriþimlerde bulundu;
•Sinop fethedildi ve Selçuklular yeniden Karadeniz'e ulaþtý. Baþta tüccarlar olmak üzere buraya Türkler yerleþtirildi. Sinop ithalat ve ihracat limaný haline geldi.
•Kýbrýs kralý ile ticaret antlaþmasý yapýldý. Çünkü Avrupa ülkeleriyle ticaret Kýbrýs üzerinden
oluyordu. Daha sonra da Venediklilerle ticaret antlaþmasý yapýldý.
•Trabzon Rum imparatorluðu ve Çukurova Ermenileri vergiye baðlandý.
•Antalya ile anlaþma yapýldý ve halkýnýn isyaný bastýrýldý.
•Artuklularý ve Erbil Atabeyliði'ni hakimiyetine alan I. Ýzzeddin Keykavus Eyyûbiler üzerine çýktýðý bir
seferde öldü.
2 Uluslararasý ticarette Anadolu'nun yerini ve önemini iyi kavrayan I. Ýzzeddin Keykavus, askeri seferlerini ekonomik ve ticari amaçlý olarak gerçekleþtirdi. Bu nedenle II. Kýlýç Arslan döneminde Anadolu'da kurulmaya baþlayan kervansaraylarýn sayýsýný artýrarak ticareti geliþtirmeye çalýþtý.
I. Alaeddin Keykubat Devri (1220 - 1237)
I. Ýzzeddin Keykavus'un ölümü üzerine Malatya'daki Miþar kalesi'nde hapsedilen Alaeddin Keykubat devletin baþýna geçirildi. Türkiye Selçuklularý Alaeddin Keykubat devrinde en parlak dönemini yaþadý. Bu dönemin önemli olaylarý þunlardýr;
•Bu dönemde Moðol tehlikesi ortaya çýktý. Bu tehlikeye karþý Türkiye Selçuklularý Eyyubilerle
anlaþma yaptýlar. Konya, Kayseri ve Sivas gibi büyük þehirlerin surlarýný tamir ederek Moðollara karþý tedbir aldýlar.
•Rumlarýn elinde bulunan askeri ve ticari önemi büyük Kolonoros (Alanya) karadan ve denizden kuþatýlarak fethedildi (1223). Alanya'da (Alaiye) tersane kuruldu.
•Daha önceden Sinop'ta kurulan bir donanma Kýrým'ýn önemli ticaret limanlarýndan olan Suðdak üzerine gönderildi. Deniz aþýrý yapýlan bu sefer ticari amaç taþýyordu. Bu sefer sýrasýnda bir kýsým Kýpçak beyleri ve Rus kýnezleri Türkiye Selçuklularýna baðlandý. Suðdak'ýn alýnmasý Türkiye Selçuklularýnýn denizcilikte geliþtiðini göstermektedir.
.Alaeddin Keykubat Çukurova Ermenilerini yenerek vergilerini arttýrdý. Eyyûbi ve Artuklu melikleri maðlup edildi. Mengücek Devleti yýkýlarak topraklarý Selçuklulara katýldý (1228). Alaeddin Keykubat Trabzon'u kuþattýysa da kötü hava þartlarýndan dolayý burayý alamadý.
.Moðol saldýrýlarý nedeniyle parçalanan Har-zemþahlar daha batýya göç ederek Doðu Anadolu'ya kadar geldiler. Harzemþahlarýn Moðollarla mücadelesi Selçuklularýn da iþine geldiði için Harzemþahlara yardým ediliyordu. Ancak Harzemþahlarýn Selçuklulara baðlý sanat, bilim ve kültür merkezi olan Ahlat'ý iþgal ederek yaðmalamalarý iliþkilerin bozulmasýna neden oldu. iki devlet arasýnda Erzincan yakýnlarýnda Yassýçemen Savaþý yapýldý (1230). Bu savaþta maðlup olan Harzemþahlar bir daha toparlanamadý. Celaleddin Harzemþah'ýn ölümüyle bu devlet tarihe karýþtý (1231). Bu savaþ Türkiye Selçuklularýyla Moðollar arasýndaki tampon bölgenin kalkmasýna neden oldu.
.Moðol tehlikesinin yaklaþtýðý sýrada Harzemþahlardan sonra Eyyûbiler de Selçuklularla ittifaký bozarak saldýrýya geçtiler. Alaeddin Keykubat Eyyûbileri maðlup etti. Artuklularýn Harput kolu yýkýldý (1236). Bu arada Alaeddin Keykubat Moðollarla dostane iliþkiler kurmaya çalýþtý, Ögedey Han'a elçi gönderdi.
Alaeddin Keykubat Anadolu'da siyasi birliði tamamen saðladý ve devleti en geniþ sýnýrlarýna ulaþtýrdý. Ayrýca Anadolu uluslararasý ticaret merkezi haline geldi.
Alaeddin Keykubat Moðol tehlikesinin yaklaþtýðý sýrada zehirlenerek öldürüldü (1237).
TÜRKÝYE SELÇUKLU DEVLETÝ'NÝN ZAYIFLAMASI VE MOÐOL ÝSTÝLASI DÖNEMÝ
II. Gýyaseddin Keyhüsrev Devri (1237 -1246)
Alaeddin Keykubat'ýn ölümü ve II. Gýyaseddin Keyhüsrev'in yetersizliði devletin zayýflamasýna ve bunalýmlara neden oldu. II. Gýyaseddin Keyhüsrev deðerli devlet adamlarý yerine kendisine iyi görünen kiþileri görevlendirdi. Bu dönemin önemli olaylarý þunlardýr;
Baba Ýshak Ýsyaný (1240)
Moðollarýn önünden kaçan Türkler ilk önce Doðu ve Güneydoðu Anadolu'ya yerleþtiler. Bölgede nüfusun artmasý, ekonomik sýkýntýlara ve huzursuzluklara neden oldu. Türkmenlerin ticaret kervanlarýný soymasýna devlet sert tepki gösterdi ve bölgede huzursuzluk iyice arttý. Bu durumdan faydalanan Baba Ýshak peygamber olduðunu ileri sürerek Anadolu Selçuklularýna isyan etti.
Ýsyancýlar Adýyaman ve Maraþ'ý ele geçirdiler. Ýsyan Sivas, Tokat ve Amasya'ya kadar geniþledi. Dini nitelik taþýyan isyan Baba Ýshak'ýn öldürülmesiyle sona erdi. Bu isyanýn güçlükle bastýrýlmasý Türkiye Selçuklu Devleti'nin eski kuvvetini kaybettiðini ortaya koydu. Durumu gören Moðollar Anadolu'yu iþgale karar verdiler.
Kösedað Savaþý (1243)
Yassýçemen Savaþý'ndan sonra Selçuklulardan çekinen Moðollar, devletin iç isyanlarda bile zorlanmasýndan cesaretlenerek Erzurum'u yaðmaladýlar. Selçuklularýn gücünü sýnayan Moðollar istedikleri sonucu alýnca Anadolu'ya Baycu komutasýnda bir ordu gönderdiler. Sivas ile Erzincan arasýnda yapýlan Kösedað Savaþý'nda sayý üstünlüðüne raðmen iyi yönetilmeyen Selçuklu ordusu yenildi (1243). Kösedað Savaþý'nýn kaybedilmesiyle;
1.Moðollar Anadolu'yu istilâ ederek hakimiyetleri altýna aldýlar.
2.Anadolu Selçuklularý Moðollara baðlandý ve aðýr vergi ödemeye baþladýlar.
3.Selçuklulara tabî olan Ermeniler ve Trabzon Rum Ýmparatorluðu ayrýlarak Moðollara baðlandýlar.
4.Moðol istilasýyla ticaret yollarýnýn önemini kaybetmesi ve ürünlerin toplanamamasý nedeniyle kýtlýk yaþandý.
5.Türkiye Selçuklularýnýn siyasal gücü zayýfladý. Merkezi otoritenin zayýflamasý üzerine Anadolu'nun deðiþik yerlerinde beylikler kuruldu.
6.Sivas ve Kayseri þehirleri tahrip edilerek yaðmalandý. Moðollar yarým yüzyýl Anadolu'yu sömürdüler.
7.Devlet adamlarýnýn iktidar hýrsý Selçuklularý Moðollarýn oyuncaðý haline getirdi. Tahta çýkmak isteyen þehzadeler ve iktidara geçmek isteyen devlet adamlarýnýn baþvurduklarý otorite Moðollardý. Bu da Selçuklularýn etkinliðini azaltýrken Moðollarý daha da etkin hale getirdi.
8. Selçuklu Devleti parçalanma ve yýkýlma sürecine girdi.
Türkiye Selçuklu Devleti'nin Yýkýlýþý
II.Gýyaseddin'in ölümünden sonra II. Ýzzeddin Keykavus tahta geçti. II. Ýzzedin Keykavus, ilk yýlla-rýnda kendine karþý olan devlet adamlarýyla uðraþtý. Bu arada Moðollar, Türkiye Selçuklularýna müdahele ederek ülkeyi üç kardeþ arasýnda paylaþtýrdý.
Türkiye Selçuklularý Moðollara karþý Altýn Orda Devleti'nden yardým istedi. Bu durum Moðol baskýsýný arttýrdý.
Selçuklu vezirlerinden Celaleddin Karatay ülkeyi toparlamaya çalýþtý. Onun ölümünden sonra karýþýklýk iyice arttý. Moðollarýn büyük haný Kubilay kardeþi Hülagu'yu batý seferiyle görevlendirdi. Hülagu, Ýran merkez olmak üzere Ýlhanlý Devleti'ni kurdu. Türkiye Selçuklularý Ýlhanlýlara baðlandý.
Türkiye Selçuklularýnýn son dönemlerinde Mühezzibüddin Ali, Muineddin Süleyman Pervane gibi devlet adamlarý önemli rol oynadýlar.
Moðollarýn baskýsýnýn artmasý üzerine Türkiye Selçuklularý Memlüklerden yardým istedi. Sultan Baybars Ayn Calud Savaþý'nda Moðollarý yendikten sonra Kayseri'ye kadar geldi (1277). Ancak ilgi göremediðinden tekrar ülkesine döndü.
Anadolu, Moðol baskýsý altýnda ekonomik ve siyasi buhranlarla ezildi. Devlet memurluklarý para ile satýlmaya baþlandý. II. Mesut'un ölümüyle Anadolu Selçuklu Devleti yýkýldý (1308).
A. UÇLARDA HAYAT VE BEYLÝKLER
Uc'larda Hayat
Türk devletlerinde sýnýrlara ve sýnýr boylarýndaki vilayetler ile sancaklara uc adý veriliyordu. Malazgirt zaferinden sonra Bizans sýnýrý boyunca Karadeniz'den Akdeniz'e uzanan uc bölgelerine Türkmen beyleri, aþiret ve oymaklarla birlikte yerleþtirildi. Bu beyler Bizans'la savaþarak fetihler yaptýlar. Anadolu'da ilk uc teþkilatý, XI. yüzyýlda Bizans sýnýrýnda Daniþmentliler tarafýndan kuruldu. Daha sonra da Trabzon Rum Ýmparatorluðu sýnýrýnda kuruldu.
Türkiye Selçuklu Devleti'nin kuruluþundan itibaren sýnýrlarda düzenli bir uc teþkilatý kuruldu. Uc beyleri yarý baðýmsýz olup sürekli sýnýrlarýn geniþletilmesi için mücadele ediyordu. Merkezi otoritenin güçlü olduðu dönemlerde düzenli iþleyen uc teþkilatý, otoritenin zayýfladýðý dönemlerde bozuluyordu. Bu durumlarda uc beylikleri baðýmsýz beylikler haline geliyordu.
Türkiye Selçuklularý zamanýnda üç yönde uc bölgesi oluþturuldu;
1.Güneyde, Alanya ve Antalya merkezli Çukurova Ermenileri ve Kýbrýs Krallýðý'na karþý ucbeyliði kuruldu.
2.Samsun, Bafra, Sinop ve Kastamonu merkezli Trabzon Rum Ýmparatorluðuma karþý uc beyliði
kuruldu.
3. Batýda, Bizans'a karþý Afyon Karahisar, Kütahya ve Denizli merkezli uc beyliði kuruldu.
Uc beyliði irsi þekilde devam ediyordu. Yarý baðýmsýz yaþayan bu beyler, ancak I. Alaeddin Key-kubat tarafýndan Türkiye Selçuklu merkezi yönetimine baðlanabildi. Kösedað Savaþý'ndan sonra Moðol baskýsýna dayanamayan halk ve uc beyleri deðiþik bölgelerde Ýlhanlý hakimiyetinin sona ermesiyle baðýmsýz hale geldiler.
B. BEYLÝKLER DÖNEMÝ
Baðýmsýz hale gelen Anadolu beylikleri Bizans ve Moðollarla savaþtýlar. Beylikler, Anadolu'da Türk birliðini kurmak ve Türkiye Selçuklularýnýn yerini alabilmek için birbirleriyle mücadele ettiler. Beylikler siyasal gücün parçalanmasýna neden olmalarýnýn yanýnda Anadolu'nun uc noktalarýnýn Türkleþmesi ve Selçuklu kültür ve uygarlýðýn yayýlmasýnda önemli rol oynadýlar.
1.Osmanoðullarý (1299 -1918)
Osmanoðullarý Beyliði Oðuzlarýn Kayý boyundandýr. Yassý Çemen Savaþý'nda Türkiye Selçuklularýný destekleyen Kayýlar I. Alaeddin Keykubat tarafýndan Ankara'nýn batýsýndaki Karacadað'a yerleþtirildi. Ertuðrul Gazi baþkanlýðýnda Bizans sýnýrýndaki Söðüt ve Domaniç'e gelerek bir uc beyliði olarak kurulan Osmanoðullarý Beyliði daha sonraki dönemlerde Anadolu Türk birliðini kurdu.
2.Karamanoðullarý (1256 -1487)
Oðuzlarýn Afþar kolundan olan Karamanoðullarý I. Alaeddin Keykubat tarafýndan Ermenek ve çevresine yerleþtirildi (1228). Karamanoðullarý Türkiye Selçuklularýnýn zayýflamasýyla baðýmsýz bir beylik oldu (1256). Beyliði Nûre Süfi'nin oðlu Kerimûddin Karaman kurdu.
Karamanoðullarý Anadolu'da Moðollara karþý en çok mücadele eden beyliktir. Türkiye Selçuklu Devleti'nin yýkýlmasýndan sonra Karamanoðullarý Konya ve Karaman çevresini ele geçirdiler. Türkiye Selçuklularýnýn merkezini ele geçiren Karamanoðullarý kendilerini Selçuklularýn varisi kabul ederek Anadolu'da Türk birliðini kurmaya çalýþtýlar. XIV. yüzyýlda en güçlü Anadolu beyliði haline gelen Karamanoðullarý Türk birliðinin saðlanmasýnda en çok Osmanoðullarýyla mücadele etti. Ýki taraf arasýnda ilk mücadeleler I. Murat zamanýnda baþladý. Yýldýrým Bayezid'e yenilen Karamanoðullarý Osmanlýlara katýldý. Ancak Ankara Savaþý'nda Osmanlýlarýn Timur'a yenilmesiyle Anadolu'da siyasi birlik bozuldu (1402) ve Karamanoðullarý beyliði yeniden kuruldu.
Osmanlýlarla Memlükler arasýnda sýkýþýp kalan Karamanoðullarý geliþme imkaný bulamadý. Fatih dönemindeki savaþlarla iyice zayýflayan Karaman-oðullarý'na II. Bayezid son vererek topraklarýný Osmanlý Devleti'ne kattý (1487).
Karamanoðullarý Anadolu'da ilk defa Türkçeyi resmi dil olarak kabul ettiler (1277).
3. Germiyanoðullarý (1299 -1429)
XIII. yüzyýlýn ilk yarýsýnda Malatya civarýna yerleþen Germiyan aþireti, I. Alaeddin Keykubat zamanýnda Kütahya civarýna göç etti. Beylik Yakup Bey tarafýndan Kütahya merkezli kuruldu (1299). Yakup Bey topraklarýný Birgi, Tavþanlý, Simav, Emet ve Selçuk'u alarak geniþletti. Anadolu'nun güçlü beyliklerinden olan Germiyanoðullarýna Bizans bir süre vergi ödedi. Germiyan komutanlarýndan Mehmet Bey, Aydýn ve izmir çevresini alarak Aydýnoðullarý Beyliði'ni kurdu.
Germiyanoðullarý zaman zaman Karamanoðullarý, Hamitoðullarý, Osmanoðullarý ve Bizans ile mücadele etti. Germiyanoðullarý, Osmanoðullarýyla akrabalýk kurarak Kütahya, Emet, Simav ve Tavþanlý'yý kýzýnýn çeyizi olarak Osmanlýlara verdi. Topraklarý küçülen bu beyliðe Yýldýrým Bayezid son verdi (1390).
Ankara Savaþý'ndan sonra yeniden kurulan beylik II. Yakup Bey'in vasiyeti üzerine II. Murat zamanýnda Osmanlýlara katýldý (1429).
4. Karesioðullarý (1304 -1360)
Türkiye Selçuklularý 1178'de Daniþmentli Devleti'ni ortadan kaldýrdý. Selçuklularýn hizmetine giren Daniþmentliler, Bizans sýnýrlarýnda uc beyi olarak görevlendirildi. XIII. yüzyýl sonlarýnda bu aileden uc beyi Kalem Bey ile oðlu Karesi Bey bazý Bizans þehirlerini ele geçirdiler. Karesi Bey Balýkesir merkez olarak Çanakkale ve Bergama'yý içine alan bölgede Karesioðullarý Beyliði'ni kurdu (1304).
Karesioðullarý Balýkesir kolu ve Bergama kolu olarak ikiye ayrýldý. Karesioðullarý güçlü donanma kurarak Bizans'la mücadele ettiler. Bu beyliðin büyük bölümü Orhan zamanýnda Osmanlýlara katýldý (1345). Çanakkale ve çevresini alan I. Murat, Karesi topraklarýný tamamen Osmanlýlara kattý (1360).
• Karesioðullarý Osmanlýlara katýlan ilk beyliktir. Böylece Anadolu beylikleri ilk defa Osmanlýlarýn hakimiyetine girmeye baþladý.
• Karesioðuilarýnýn Osmanlýlara katýlmasýyla Osmanlýlar donanmaya sahip oldu. Bu durum Osmanlýlarda denizcilik faaliyetlerini baþlattý ve Balkanlara geçiþi kolaylaþtýrdý.
• Karesi Beyliði'nin komutanlarý Osmanlý Devleti'nin hizmetine girdi.
• Karesioðullarý Ankara Savaþý'ndan sonra kurulmadý.
5. Hamitoðullarý (1300 -1423)
Uluborlu merkez olmak üzere Ýsparta, Eðirdir ve Antalya çevresinde Feleküddin Dündar Bey tarafýndan kuruldu. Beyliðin merkezi daha sonra Eðirdir'e taþýndý.
Güçlenen Hamitoðullarý Beyliði, bir süre Aydýn, Menteþe, Saruhan ve Osmanoðullarý beylikleri üzerinde hakimiyet kurdu. Beylik Moðollarla mücadele etti. Ýlhanlýlarýn Anadolu valisi Timurtaþ bölgeye sefer düzenleyerek Dündar Bey'i öldürdü. Timurtaþýn çekilmesinden sonra Dündar Bey'in -ðuHan beyliði yeniden kurdu. Hamitoðullarý topraklarýnýn Eðirdir Kolunu (Yalvaç, Karaaðaç, Beyþe- hir,Seydiþehir ve Akþehir) I. Murat zamanýnda Osmanlýlara sattý. Hamitoðullarýnýn Antalya (Tekeoðullarý) koluna Yýldýrým Bayezid son verdi (1390). Ankara Savaþýmdan sonra yeniden kurulan beylik II. Murat tarafýndan Osmanlýlara katýldý (1423).
6. Aydýnoðullarý (1308 -1426)
Birgi merkezli olarak Ýzmir, Aydýn Efes, Tire ve Selçuk civarýnda Germiyanoðlu komutanlarýndan Aydýnoðlu Mehmet Bey tarafýndan kuruldu.
Beylik en parlak devrini Umur Bey döneminde yaþadý. Güçlü bir donanmaya sahip olan Aydýnoðullarý, Saruhanoðullarýyla birlikte Yunanistan ve Ege adalarýna seferler düzenledi. Bir Haçlý donanmasý maðlup edildi. Umur Bey, Trakya kýyýlarýný ve Alaþehir'i de topraklarýna kattý. Ancak daha sonra Haçlýlarla yapýlan bir savaþta Umur Bey þehit oldu.
Umur Bey'in ölümünden sonra beylik zayýfladý. Yýldýrým Bayezid bu beyliði Osmanlý topraklarýna kattý (1390). Ankara Savaþý'ndan sonra yeniden kurulan beylik yeniden II.Murat zamanýnda Osmanlý topraklarýna katýldý (1426).
7. Menteþeoðullarý (1261-1424)
XIII. yüzyýlýn ikinci yarýsýnda Antalya'dan Muðla kýyýlarýnda karaya çýkan Türkmenlerden Menteþe Bey tarafýndan kuruldu. Beyliðin merkezi Milas'tý. Fethiye ile Söke arasýndaki sahillerden Denizli'ye kadar olan bölgeyi ele geçirdiler.
Denizcilikle uðraþan Menteþeoðullarý Mesut Bey zamanýnda en parlak dönemini yaþadýlar. Rodos Adasý'nýn bir bölümü Rumlardan alýndý.
Menteþeoðullarý Yýldýrým Bayezid tarafýndan Osmanlý hakimiyetine alýndý (1391). Ankara Savaþý'ndan sonra yeniden kurulan beylik II.Murat tarafýndan Osmanlý topraklarýna katýldý(1424).
8. Saruhanoðullarý (1313 -1410)
Harzem komutanlarýndan Saruhan önce Türkiye Selçuklularýnýn hizmetinde idi. Batý Anadolu'ya geldikten sonra Germiyanoðullarýnýn uc beyliði görevinde bulundu. Saruhan Bey, Manisa'yý alarak burada beyliðini kurdu. Denizcilik faaliyetlerinde bulunan Saruhanoðullarý, Aydýnoðullarýyla iþbirliði yaparak Ege adalarýna ve Balkanlara seferler düzenlediler.
Yýldýrým Bayezid tarafýndan Osmanlý hakimiyetine alýnan beylik, Ankara Savaþý'ndan sonra yeniden kuruldu. Çelebi Mehmet Saruhanoðullarýný topraklarýna kattý (1410). Böylece Ankara Savaþý'ndan sonra Anadolu'da ikinci defa Türk birliðini saðlama çalýþmalarý baþladý.
9. Candaroðullarý (1292 -1461)Þemseddin Yaman Candar tarafýndan Kastamonu ve Sinop civarýnda kuruldu. Kuvvetli bir donanmaya sahip olan Candaroðullarý Karadeniz ticareti için Venedik ve Cenevizlilerle bazen dostça geçindiler, bazen de savaþtýlar.
Osmanlýlarla Candaroðullarý önceleri iyi geçirdiler. Osmanoðullarýnm, Candaroðullarýn taht kavgalarýna karýþmasý taraflarýn iliþkilerini bozdu. Yýldýrým Bayezid Kastamonu koluna hakim oldu (1392). Sinop Kolu ise Ankara Savaþý'ndan sonra Timur'a baðlýlýðýný bildirerek bütün Candaroðullarý topraklarýna hakim oldular. Bu beyliðe Ýsfendiyaroðullarý da denilmektedir. II.Murat tarafýndan Osmanlýlara baðlanan Candaroðullarý Beyliði'ni Fatih tamamen Osmanlý topraklarýna kattý (1416).
10. Pervaneoðullarý (1277 -1322)
Türkiye Selçuklu vezirlerinden Muineddin Pervane'nin oðlu Mehmet Bey tarafýndan Sinop merkez olarak kuruldu. Moðollarla iyi geçinen beylik Kýrým'a seferler yaparak Cenevizlilere karþý baþarýlý oldu. Bu beylik bir süre sonra Candaroðullarýna katýldý.
11. Taceddinoðullan (Canik Beyleri) (1328 -1428)
Beyliðin merkezi Niksar'dýr. Taceddin Bey Bafra, Samsun, Terme ve Ordu'yu topraklarýna kat-
tý.Yýldýrým Bayezid zamanýnda Osmanlý hakimiyetine giren beylik II.Murat döneminde tamamen Osmanlýlara katýldý (1428).
12. Eþref oðullarý (1284 - 1326)
Seyfeddin Süleyman Bey tarafýndan Beyþehir merkezli kuruldu. Önceleri Türkiye Selçuklularýnýn uc beyliði olan Eþrefoðullarýna daha sonra Moðollara baðlandý. Moðollarýn Anadolu valisi Timurtaþ tarafýndan beylerinin öldürülmesiyle sona erdi (1326).
13. Alaiye Beyleri (1293 -1471)
I.Alaeddin Keykubat tarafýndan fethedilen Alanya daha sonraki dönemlerde Karamanoðullarý tarafýndan yönetiliyordu. Karamanoðullarý Alaiye'yi Memlüklere sattý (1427). Fatih bu þehri Osmanlý topraklarýna kattý (1471).
14. Sahip Ataoðullarý (1275 -1342)
Selçuklu vezirlerinden Sahip Ata'nýn oðullarý ve torunlarý tarafýndan kuruldu. Türkiye Selçuklularýnýn iç mücadelesine karýþan bu beylik önce Moðollarýn daha sonra da Germiyanoðullarýnýn hakimiyetine girdi.
C. TÜRKÝYEDE KURULAN DÝÐER DEVLETLER
1. Eratna Devleti (1335 -1381)
Uygur Türklerinden Eratna Bey tarafýndan Orta Anadolu'da kuruldu. Devletin merkezi önce Sivas daha sonra Kayseri oldu. Moðollarýn Anadolu valisi Timurtaþ Anadolu'dan ayrýlýrken yerine Eratna Bey'i býraktý. Ýlhanlý hükümdarý Ebu Said'in ölümüyle baþlayan karýþýklýklardan faydalanan Eratna kendi devletini kurdu.
Eratna Bey Niðde.Tokat, Amasya ve Erzincan'ý ele geçirdi. Ancak ölümünden sonra zayýflayan beyliðe vezir Kadý Burhaneddin son verdi.
2. Kadý Burhaneddin Devleti (1381 -1398)
Kadý Burhaneddin tarafýndan Sivas merkez olarak kuruldu. Kadý Burhaneddin Akkoyunlularla yaptýðý bir savaþta öldü ve devleti zayýfladý. Timur tehlikesinin ortaya çýkmasý üzerine Sivas halký þehri Osmanlýlara teslim etti. Böylece Kadý Burhaneddin Devleti yýkýldý.
3. Dulkadiroðullarý (1337 -1515)
Zeyneddin Karaca Bey tarafýndan kuruldu. Karaca Bey, Eratna Devleti'nden Elbistan'ý alarak burayý kendine merkez yaptý. Dulkadiroðullarý Memlüklere baðlý olarak yaþadýlar. Zaman zaman Memlûk hakimiyetinden kurtulmak için Memlüklerle savaþtýlar.
Osmanlýlarla Memlükler arasýnda tampon olan Dulkadiroðullarý zaman zaman iki devlet arasýnda iliþkilerin bozulmasýna ve çatýþmalara neden oldu. Yavuz Sultan Selim'in Çaldýran Seferi sýrasýnda Osmanlýlara düþmanca tavýr takýnan Dulkadiroðullarý dönüþte yapýlan Turnadað Savaþý'yla Osmanlýlara katýldý (1515). Böylece Anadolu'da ikinci defa Türk birliði kesin olarak saðlanmýþ oldu. Ayrýca Osmanlýlarla Memlükler komþu oldu ve devletler arasýnda savaþ kaçýnýlmaz hale geldi.
4. Ramazanoðullan (1353 -1608)
Oðuzlarýn bir kolu olan Yüregir Türkmenlerinden Ramazan Bey tarafýndan Adana ve çevresinde kuruldu. Kurulduðunda Memlüklere baðlý olan devlet, daha sonradan Osmanlýlarýn yanýnda yer aldý. Ramazanoðullarý Yavuz Sultan Selim ile birlikte Memlüklere karþý Mýsýr Seferi'ne çýktý (1516).
Bu tarihten itibaren Ramazanoðullarý Osmanlý hakimiyetine girdi. Ramazanoðlu Pir Mansur görevden alýnarak topraklarý Osmanlý Beylerbeyliðine çevrildi (1608).
5. Karakoyunlular (1365 -1464)
Oðuz boylarýndan olan Karakoyunlular, Moðol istilasýndan sonra Doðu Anadolu'ya gelerek Celayirlilerin hizmetine girdiler. Bayram Hoca Erzurum, Erciþ ve Musul dolaylarýný alarak bu devleti kurdu.
Karakoyunlular, Azerbaycan'ý Türkleþtirdiler, Artuklulara son verdiler ve devlet teþkilatýnda Ýlhanlýlarý kendilerine örnek aldýlar. Timur'la mücadele eden Karakoyunlular, Osmanlýlara sýðýnarak Ankara Savaþý'na neden oldular. Karakoyunlularý Akkoyunlular yýktý (1469).
6. Akkoyunlular (1350 -1502)
Akkoyunlular Devleti, Diyarbakýr merkez olarak Kara Yülük Osman Bey tarafýndan kuruldu. Devlet en parlak devrini Uzun Hasan zamanýnda yaþadý. Karakoyunlularý yýkan Uzun Hasan merkezini Tebriz'e taþýdý. Uzun Hasan sýnýrlarýný doðuda Horasan'a batýda Fýrat'a kuzeyde Kafkaslara ve güneyde Umman Denizi'ne kadar geniþletti. Topraklarýn geniþlemesinden cesaretlenen Uzun Hasan kendisini Cihan Hükümdarý gibi görmeye baþladý. Doðu Anadolu'ya hakim olma isteði Uzun Hasan'la Fatih'i Otlukbeli Savaþý'nda karþý karþýya getirdi (1473). Bu savaþý kaybeden Akkoyunlular, yýkýlýþ sürecine girdiler. Akkoyunlularý Safevi hükümdarý Þah Ýsmail yýktý (1502).
D.TÜRKÝYE SELÇUKLULARI VE ANADOLU BEYLÝKLERÝ DÖNEMÝNDE
KÜLTÜR VE MEDENÝYET
1. Devlet Yönetimi
a. Hükümdar ve Saray Teþkilatý :Eski Türklerde hükümdara Tanrý tarafýndan Kut verildiðine ve ancak Kut'a sahip olanlarýn Hükümdarlýk hakký bulunduðuna inanýlýrdý. Ýslâmi dönemde bu anlayýþ, halifeden Tanrý adýna hükmetme yetkisi almak þeklindeki uygulama ile birleþti. Nitekim Türkiye Selçuklu Devleti'nin kuruluþunda Süleyman Þah'a Melikþah hükümdarlýk unvaný vermiþ, Abbasi halifesi de hükümdarlýðýný onaylamýþtý.
Hükümdarýn milleti Tanrý adýna yönetmesi, onlara sýnýrsýz yetki ve keyfilik saðlamýyordu. Ancak Selçuklu hükümdarlarý Anadolu beylerinden ve meliklerinden bir derece daha üstündü. Türkiye Selçuklularýnda hükümdarlýk babadan oðula veya kardeþlere geçiyordu. Bu da her zamanki gibi taht kavgalarýna ve devletin zayýflamasýna neden oluyordu. Türkiye Selçuklularýnda da þehzadelerin yetiþmesinde atabeyler görevlendiriliyordu. Karakoyunlular ve Akkoyunlularda da hükümdarlýk yöntemleri, Türkiye Selçuklularý ve beyliklerinkiyle aynýydý. Beyliklerde de ailenin en nüfuzlu ve yaþlýsý beyliðin baþýna geçiyordu.
Türkiye Selçuklularýnýn saray teþkilatý Büyük Selçuklularýn saray teþkilatýyla aynýydý.
b. Merkez Teþkilatý : Türkiye Selçuklu Devletinde önemli devlet iþlerini Büyük Divan (Divan-ý Saltanat) ve diðer alt divanlar yürütüyordu. Devletin her türlü siyasi, sosyal, askeri ve ekonomik iþlerini yürüten divana sultan veya vezir baþkanlýk ediyordu. Divan görüþmeleri deftere kaydediliyordu. Divanda katipler, tercümanlar ve memurlar bulunuyordu.
Emir-i Þemþir divanýn güvenliðini saðlýyordu. Bugünkü Bakanlar Kuruluna benzeyen divanda Vezir en üst dereceli divan üyesiydi. Büyük Divan'a baðlý alt divanlar þunlardýr;
Niyabet-i Saltanat Divaný : Bu divanda kendisine güvenilen devlet adamlarý ve komutanlar bulunuyordu. Divan'daki bu görevlilere naip denirdi. Hükümdar baþkentte bulunmadýðýnda ona ait devlet iþlerini yürütür ve hükümdara vekalet ederdi.
Divan-ý Ýstifa : Devletin mali iþlerini yürütürdü. Devletin gelir ve giderlerini hesaplar, vergilerin toplanmasýný saðlardý. Divanýn baþkaný Müstevfi idi.
Divan-ý Arz : Devletin merkezdeki ordusunun maaþ ve levazýmat iþleriyle ilgilenirdi. Savunma iþleriyle ilgilenen divan, askerleri defterlere kayýt eder ve denetlerdi.
Divan-ý - Tuðra : Her türlü iç ve dýþ yazýþmalarýný yapýyordu. Burada Arapça ve Farsçayý iyi bilen kültürlü kiþiler bulunurdu. Buna Ýnþa Divaný da denir.
Divan-ý Ýþraf : Askeri ve adli iþler dýþýnda idari ve mali yönetimle ilgili iþleri yönetirdi.
Pervanecilik : Ýstihbarat iþleri, devlete ait topraklarýn sayýmý ve ülkeye gelen Türkmenlerin yerleþtirilmesiyle ilgilenirdi. Has ve iktalarý yazar, daðýtýr ve takip ederdi.
Anadolu Beylikleri, Karakoyunlular ve Akkoyunlularda da merkez teþkilatý Türkiye Selçuklu Devleti'ndeki gibiydi.
2. Taþra Teþkilatý
Türkiye Selçuklu Devleti'nde taþra idari bilimleri þunlardýr;
a. Merkeze Baðlý Vilayetler : Sultan tarafýndan askeri ve sivil iþleri yürütmek üzere vilayetlere ata
nan Subaþýlar tarafýndan yönetiliyordu. Bu vilayether yönüyle divana baðlýydý. Yönetim ve gelirleri
divana aitti.
b. Meliklerin Yönettiði Vilayetler : Selçuklu ailesinden Melikler tarafýndan yönetile vilayetlerdir.
Melikler Divana deðil doðrudan Hükümdara baðlýydý. Meliklerin divaný, askeri ve vezir bulunuyordu.
Melikler iç iþlerinde serbest, dýþ iþlerinde hükümdara baðlýydý.
c. Uc Eyaletleri : Sýnýrlarda kurulan bu eyaletlerin baþýnda vali olarak uc beyleri görev yapýyordu.
Türkiye Selçuklularýnda vilâyetlerde, belediye iþlerine bakan Muhtesipler, önemli þehir merkezlerin
de Þýhne isimli askeri valiler, Yargý iþlerine bakmak için Kadýlar bulunuyordu. Bu görevliler genel
güvenlik ve zabýta iþlerini yürütüyordu. Beyliklerde ise. hükümdarýn taþrada iki temsilcisi vardý. Hü
kümdar adýna siyasi otoriteyi Mirliva, yargýyý da Kadý temsil ediyordu.
3. Askeri Teþkilat
Türkiye Selçuklularý ve beyliklerin askeri teþkilatý Büyük Selçuklu askeri teþkilatýna benzemektedir. Türkiye Selçuklularýnda ikta ve hassa sistemi askeri teþkilatýn dayanaðýdýr. Türkiye Selçuklularý kapýkulu sistemini güçlendirerek Türkmen beylerinin etkisini kýrmak için uðraþtýysa da baþarýlý olamadý. Akkoyunlular ve Karakoyunlular askeri teþkilat bakýmýndan Moðollarýn ve Timurlularýn, Dulkadiroðullarý ve Ramazanoðullarý ise Memlüklerin etkisinde kaldýlar.
Türkiye Selçuklu Devleti'nin Ordusu
• Hassa Birlikleri: (Kapýkulu Askerleri)
• Ýkta Askerleri: (Týmarlý Sipahiler)
• Uçlarda Türkmenlerden oluþan kuvvetler
• Baðlý beylik ve devletlerden alýnan askerler
• Gerektiðinde komþu milletlerden ücretli olarak alýnan askerler
Türkiye Selçuklularý, donanmaya önem verdiler. Sinop, Alaiye, Antalya ve Samsun gibi merkezlerde tersaneler kurdular. Ordu komutanýna Emirül Ümera, donanma komutanýna ise Reisü'l Bahr veya Melikü's Sevahil denirdi.
4. Toprak Yönetimi
Selçuklularýn Anadolu'da Bizans'tan aldýðý toprak devlet malý oldu. Topraklarýn bir bölümü halka daðýtýlarak tarýmýn verimi artýrýldý. Ayrýca topraðýn iþlenmesiyle ilgili bazý kurallar konuldu. Mülkiyeti devlete ait olan topraklar dört bölüme ayrýlýyordu.
a. Has Arazi : Vergileri hükümdara ayrýlan topraklardýr.
b. Ýkta Arazi : Ordu mensuplarýna ve devlet memurlarýna hizmet ve maaþ karþýlýðý verilen toprak
lardýr. Toprak sahipleri üç yýl topraðýný boþ býraktýðýnda iktasý elinden alýnýyordu. Ýkta sahipleri gelir
lerinin bir kýsmýyla geçimlerini saðlýyor, kalan kýsmýyla da atlý asker besliyordu.
c. Mülk Arazi : Devlet adamlarýna baþarýlarýndan dolayý verilen topraklardýr.
d. Vakýf Arazi : Miri ve mülk arazilerden bilimsel ve sosyal kurumlarýn ihtiyaçlarýný karþýlamak için ayrýlan topraklardýr.
5. Hukuk Sistemi
Türkiye Selçuklularý hukuk alanýnda kendilerinden önceki Türk - Ýslâm devletlerinin etkisinde kaldýlar. Hukuk þer'i ve Örfi yargý sistemi olarak ikiye ayrýlýyordu.
a. Þer'i Yargý Sistemi : Davalara hükümdar veya vezir tarafýndan tayin edilen kadýlar bakýyordu.
Bunlarýn baþkanýna Baþkadý (Kazi'l Kuzat) denirdi. Baþkam ülkedeki bütün kadýlarý denetleyebili
yordu.
b. Örfi Yargý Sistemi : Asayiþi bozan ve yasalarý çiðneyenlerle ilgili davalarý kapsardý. Bu davalara Emir-i Dâd bakýyordu. Askeri davalara Kadý Asker (Kadý-yý Leþker, Kazasker) denilen ordu komutanlarý bakýyordu.
6. Din ve Ýnanýþ
Türkiye Selçuklularý Sünniliðin koruyucusu oldular. Selçuklu yönetimi Ýslâmiyet'in "Gaza" fikri ile Türklerin fetih anlayýþlarýný birleþtiren bir kuruluþ oldu.
Anadolu'nun fethinde rol alan akýncý Türkmenler arasýnda birçok tarikat mensubu vardý. Bunlara Horasan Erenleri deniliyordu. XIII. yüzyýldan itibaren Anadolu'da tarikatlar yaygýnlaþtý. Bunun nedenleri ise, dini hayatýn geliþmesi ve siyasi düzenin bozulmasýdýr. Tarikatlar, dini anlayýþý, yaþayýþý ve toplum yapýsýný etkilemiþtir. Anadolu'da Babailik, Bektaþilik, Ekberilik. Mevlevilik, Rufailik, Nakþibendilik, Kadirilik ve Kübrevilik gibi tarikatlar yayýldý.
7. Sosyal ve Ýktisadî Hayat
a. Sosyal Hayat: Türklerin Anadolu'ya yerleþmesinden önce Anadolu. Bizans-Emevi ve Abbasi savaþlarýndan dolayý harap olmuþtu. Bundan sonra devam eden Bizans - Selçuklu savaþlarý ve arkasýndan baþlayan Haçlý Seferleri Anadolu'da sosyal hayatý olumsuz yönde etkiledi. Anadolu'nun yerli halkýnýn büyük bölümü göç ederek iç kýsýmlara ve sahillere yerleþti.
Türklerin Anadolu'da hakimiyeti ele geçirmesiyle güvenlik ve huzur saðlandý. Müslümanlarla Hýristiyanlar (Rumlar, Ermeniler, Süryaniler) yan yana yaþadýlar. Türkler diðer din mensuplarýna hoþgörülü davrandýlar. Selçuklular doðudan gelen Türkmenleri Anadolu'ya yerleþtirerek nüfus üstünlüðünü saðladýlar. Uzun süren savaþlar ve yerli halkýn büyük bir bölümünün Bizans topraklarýna göç etmesiyle vergi geliri azaldý. Bu durumu engellemek için Bizans yönetiminin baskýsý ve aðýr vergilerinden bunalanlarý kendi topraklarýna yerleþtirdi. Bu yerleþmeler sosyal ve ekonomik hayatýn geliþmesinde etkili oldu. Anadolu'da halk þehirliler ve köylüler diye ikiye ayrýlýrdý.
Þehirliler : Devlet memurlarý, âyân, bilim adamlarý ve ahiler þehirlerde yaþýyordu.
Ahiler : Þehirlerde oturan esnafýn meslek gruplarýna göre kendi aralarýnda kurduklarý dini - iktisadî bir özellik taþýyan teþkilata ahilik denir. Selçuklular döneminde bütün esnaflar mutlaka kendi meslekleriyle ilgili bir esnaf loncasýna üye idi. Lonca üyeleri arasýnda sýký bir dayanýþma ve karþýlýklý denetim vardý. Bir þehrin ekonomik hayatýnda en önemli kiþi olan teþkilatýn baþkanýna Âhi Baba denirdi. Þehirlerdeki Hýristiyan halktan zanaatkar olanlar da kendi aralarýnda loncalar kurmuþtu. Bunlar Müslüman Türklerin kurduðu loncalara alýnmýyordu.
Köylüler : Türk köylüleri göçebe ve yerleþik diye ikiye ayrýlýyordu. Daha çok uçlarda yaþayan göçebeler hayvancýlýkla, yerleþik köylüler ise tarým faaliyetleriyle uðraþýyordu.
b. Ýktisadi Hayat : Türkiye Selçuklularý hakim olduklarý bölgelerde siyasi birliði ve huzuru saðladýlar. Bu da ülkede ekonomik hayatýn canlanmasýna ve geliþmesine neden olmuþtur. Türkiye Selçuklularýnýn ekonomik faaliyetleri tarým, sanayi ve ticaret olmak üzere üç baþlýk altýnda incelenebilir.
1. Tarým ve Hayvancýlýk : Her türlü tarým ve hayvancýlýk göçebeler, yarý göçebeler ve köylüler tara-fýndan yapýlýyordu. Þehir hayatýnda ise meyvecilik ve baðcýlýk yaygýndý. Hayvancýlýk,hayvan ürünleri meyveler ve baðcýlýktan, elde edilen ürünler Türkiye Selçuklularýna önemli gelir saðlýyordu.
Sultanlar ve beyler köylüleri topraklarýnda tutabilmek için belli zamanlarda vergi affý veya vergilerin hafifletilmesi gibi tedbirler alýrdý. Halka tohum ve çift hayvaný daðýtýlýyordu.
2. Sanayi ve Madencilik : Anadolu'da ev eþyalarýnýn yapýmý, dericilik, dokumacýlýk ve maden iþlemeciliði geliþti. Ýhtiyaçlar yurt içinden karþýlanýyordu. Ancak lüks eþya ve baharat geniþ ölçüde dýþarýdan karþýlanýyordu.
Türkiye Selçuklularýnda sanayi büyük ölçüde esnaf teþkilatlarý (Ahiler) tarafýndan organize ediliyordu. Dericilik, halýcýlýk, kilimcilik ve diðer dokumalar daha çok ahilerin ilgi alanýna giriyordu.
3. Ticaret : Anadolu'nun dünya üzerindeki konumunun önemini kavrayan Türkiye Selçuklularý, ticaret faaliyetlerine önem verdiler. Türkiye Selçuklularý Anadolu'yu izledikleri ticaret politikasýyla kýtalararasý transit ticaret merkezi haline getirdiler. Anadolu'da ticaretin geliþmesinin nedenleri þunlardýr;
• Anadolu'nun Doðu-Batý, Güney-Kuzey ticaret yollarý üzerinde bulunmasý ve kýtalarý
birbirine baðlamasý
• Ticaret yollarý üzerinde kervansaraylarýn kurulmasý (Anadolu'da ilk kervansaraylar
II.Kýlýç Arslan zamanýnda kurulmaya baþladý ve daha sonraki hükümdarlar tarafýndan sayýlarý artýrýldý)
• Ticaretin geliþmesi için Latin Cumhuriyetleriyle ticaret antlaþmalarýnýn yapýlmasý
• Ticari amaçlý fetihlerin yapýlmasý (Suðdak,Sinop - Antalya ve Alanya'nýn fethedilmesi)
• Mallarý zarar gören veya kervaný soyulan tüccarlarýn zararlarýnýn ödenmesi, yani bu
günkü anlamda mallarýn sigortalanmasý
• Gümrük vergilerinin hafifletilmesi
• Ticari önemi olan merkezlere Türk ve Müslüman tüccarlarýn yerleþtirilmesidir.
Anadolu'da ticaret II.Kýlýç Arslan'dan itibaren geliþmeye baþlayarak I.Alaeddin Keykubat döneminde en üst seviyeye çýktý. Moðol istilasýndan sonra ticaret faaliyetleri zayýfladý. Ancak Sivas, Kayseri ve Konya gibi merkezler ticari önemlerini korudular. Türkiye Selçuklularýnýn yýkýlmasýndan sonra siyasi ve iktisadi merkezler Marmara çevresine taþýndý, kervan ticareti eski önemini kaybetti.
Beylikler döneminde, Batý Anadolu'daki Türk beylikleriyle Avrupalýlar arasýnda ticari iliþkiler devam etti. Moðollar da Akdeniz ülkeleriyle ticari faaliyetlerini devam ettirdiler.
Devletin baþlýca, gelirleri, ihraç edilen mallar, gümrük vergileri, zirai ürünlerden alýnan öþür, gayri müslimlerden alýnan cizye ve haraç, baðlý beylik ve devletlerden alýnan vergiler ve ganimetlerdi.
Türkiye Selçuklularýnda ilk bakýr para I.Mesut tarafýndan bastýrýldý. II.Kýlýç Arslan tarafýndan paralar bastýrýldý. Selçuklular Moðollarýn hakimiyetine girdikten sonra paralarýný Ýlhanlý paralarýna göre ayarladýlar.
8. Dil ve Edebiyat
Dil: Türkiye Selçuklularý, zamanýnda bilim dili Arapça, devlet ve edebiyat dili Farsça idi. Selçuklu Sultanlarý ve aydýnlarý özellikle Fars edebiyatýna önem veriyordu. Bu dönemde edebiyat ve devlet dili olarak Türkçe saraydan uzak tutulmaktaydý. Bu durum Türk dilindeki geliþmenin yavaþlamasýna neden olmuþtur.
Edebiyat ve resmi dilin Farsça olmasýnýn nedeni; Türklere Ýslâmiyet'in Ýran yoluyla geçmesi, iki ülke arasýnda sýký iliþkilerin kurulmasý, Ýran'dan aydýn ve idarecilerin gelmesi ve Farsça'nýn iþlenmiþ bir dil olmasýdýr.
Beylikler döneminde Karamanoðlu Mehmet Bey Türkçeyi resmi dil ilan etti (1277). Bu olay "Dil Bayramý" olarak kutlanmaktadýr. XIII. yüzyýlda Anadolu'da Türk dili geliþti. Þeyyad Hamza, Yunus Emre ve Sultan Veled Türkçe þiirler yazdýlar. Anadolu'da Türkçenin geliþmesinde Moðollarýn büyük payý oldu.
Edebiyat : Anadolu'da Türk Edebiyatý XIII. yüzyýl ve sonrasýnda en parlak çaðýný yaþadý. Selçuklu-lar dönemindeki edebi akýmlar, Halk Edebiyatý, Tasavvuf Edebiyatý ve Divan Edebiyatý diye gruplandýrýlýr..
Selçuklu Sultanlarý ve Anadolu beyleri ilmi ve edebi çalýþmalara destek oldular, yurdun her tarafýna yayýlmasýna çalýþtýlar. Moðol istilasýndan dolayý batýya göç eden birçok, bilgin ve edebiyatçý
Anadolu'ya gelerek bilim ve fikir hayatýnýn geliþmesine katkýda bulundular.
Mevlana, Sultan Veled, Þeyyad Hamza, Nesimî, Hoca Dehhani, Yunus Emre ve Ahmedî gibi ünlü edebiyatçýlar yetiþmiþtir. Dönemin önemli eserleri ise, Mesnevi, Divan-ý Kebir, Ýskendemâme, Battal Gazi ve Daniþment Gazi Destanlarýdýr.
9. Bilim ve Sanat
Bilim : Anadolu'da ilk medrese XII. yüzyýlýn ilk yarýsýnda Daniþmentoðullarý tarafýndan Niksar'da kuruldu. Türkiye Selçuklularýnda ise ilk medrese II. Kýlýç Arslan tarafýndan Konya ve Aksaray'da kuruldu. Anadolu'da güvenliðin saðlanmasý ve ekonomik durumun iyileþmesine paralel olarak diðer hükümdarlar zamanýnda da medreselerin inþasýna devam edildi.
Bunun yanýnda Türkiye Selçuklu hükümdarlarý Ýslâm dünyasýndaki birçok bilgin, edebiyatçý ve mutasavvýfý Anadolu'ya davet ederek onlara imkanlar hazýrladýlar ve onlara sahip çýktýlar. Bu durum Anadolu'nun bilim ve sanat alanýnda geliþmesini önemli ölçüde etkiledi.
Türkiye Selçuklu medreselerinde dini ilimlerin yanýnda diðer müsbet ilimler de okutuluyordu. Türkiye Selçuklularý ve Beylikler döneminde yaþayan fikir adamlarýndan bazýlarý, Muhiddin Arabi, Sadeddin Konevi, Necmeddin Dâye, Mevlana ve Hacý Bektaþ Veli idi.
Sanat: Türkiye Selçuklularý ve Beylikler döneminde Türk sanatý önemli bir geliþme gösterdi. Bu dönem sanatýnýn temeli daha önceki Türk - Ýslâm devletlerine dayanýyordu. Anadolu'ya bu devletlerin sanatýný taþýyan Türkiye Selçuklularý yaptýklarý katkýlarla Türk sanatýný zirveye çýkardýlar. Ayrýca Anadolu'da eski geliþmelerden de yararlandýlar.
Anadolu'da mimari alanda birçok eser ortaya konuldu. Bu eserlerde insan ruhuna, beden yapýsýna tabiat ve sosyal þartlara önem verildi. Anadolu Türk mimarisi, dini, sivil ve askeri mimari diye üçe ayrýlabilir;
Dini Mimari :
1. Camiler : Türklerin Anadolu'da yaptýklarý mimari eserlerin ilk örneðini camiler teþkil eder. Bunlarýn en önemlileri; Konya ve Niðde'deki Alaeddin Camii, Sivas ve Malatya Ulu camileri, Saltukoðullarýn-dan kalan Erzurum Ulu Camii, Mengüceklerden Divriði Ulu Camii, Daniþmentlilerden kalan Kayseri Ulu Camii Artuklulardan kalan Mardin Ulu Camii gibi eserlerdir.
2. Mescidler : Anadolu'da mescid, minberi olmayan küçük mahalle camileridir. Bunlardan Konya'da on kadarý halâ ayaktadýr. En önemlileri, Erdem Þah Mescidi, Küçük Karatay Mescidi ve Sýrça-lý Mescid'tir.
3. Medreseler : Bir toplumun kültür seviyesini gösteren önemli delillerden birisi de okullardýr. Türkiye Selçuklularý zamanýnda her þehirde bir ya da daha fazla medrese bulunuyordu. Bu da eðitime ne kadar önem verildiðini ortaya koymaktadýr. Selçuklularda özellikle týp alanýnda öðrenim yapan medreseler ve hastaneler oldukça yaygýndý.
En ünlü Selçuklu medreseleri Konya, Kayseri, Tokat, Amasya, Erzurum ve Niðde'de kuruldu. Konya'da Karatay ve Ýnce Minareli, Kýrþehir'de Caca Bey, Afyon'un Çay ilçesindeki Çay Medresesi kapalý tip medreselere örnektir. Açýk tip medreselere ise, Konya Sýrçalý, Sivas'ta Þifaiye, GökMedrese, Çifte Minareli, Kayseri'de Hond Hatun, Hatuniye, Tokat'ta Gök Medrese örnektir.
4. Kümbetler (Türbeler): Devlet adamlarý ile diðer ilim ve din büyükleri için yapýlan anýt mezarlardýr.
En güzel kümbet örnekleri Kayseri ve Ahlat'tadýr.
5. Külliyeler : Külliye, cami ile birlikte kurulan medrese, kütüphane ve hastane gibi yapýlarýn bü
tünüdür. Selçuklularýn ilk külliyesi Kayseri Hond Hatun Külliyesi'dir. Anadolu'da en eski külliye ise
Mengüceklerden kalan Divriði Külliyesi'dir.
Tekke ve Zaviyeler de dini mimari arasýnda sayýlýr. Bu yapýlara Tokat Sünbül Baba, Konya Sýrçalý Ata Tekkesi ve Konya Sahip Ata Hankahý örnek olarak gösterilebilir.
Sivil Mimari
Köþkler, ve saraylar sivil mimarinin en güzel örnekleridir. Kaba taþ ve tuðlalardan yapýlan küçük sa-raylar zamanla yýpranmýþtýr.
Sivil mimarinin bir diðer örneði de kervansaraylardýr. Kervansaraylar Selçuklu saltanatýnýn gücünü ve yönetim anlayýþýný ortaya koyar. Kervansaraylar, yollarýn güvenliðinin saðlanmasý, ticaretin canlanmasý ve yolculuklarýn kolaylaþmasýnda önemli rol oynadýlar. Kervansaraylarda yolcular için yataklar, hayvanlarý için ahýrlar, ticaret mallarý için mekanlar yanýnda hamam ve mescid gibi, bölümlerde bulunuyordu. Anadolu'da ilk kervansaray II.Kýlýç Arþtan zamanýnda Aksaray-Kayseri yolu üzerinde Alay Han'dýr.
Sivil mimarinin bir baþka örneði de Darüþþifalardýr. Günümüzün hastaneleri olan Darüþþifalar Selçuklu medreselerinin planýna benziyordu. Kayseri Gevher Nesibe Darüþþifasý Anadolu'nun en büyük darüþþifasýdýr. Bunlar haricinde hanlar, çarþýlar, köprüler, çeþmeler ve evler sivil mimariye örnek gösterilebilir.
Askeri Mimari
Tersaneler, kaleler, surlar, kýþlalar ve kuleler askeri mimarinin örnekleridir.
Anadolu'da mimari dýþýnda baþka sanat dallarý da geliþmiþtir.
1. Çinicilik : Süslemede kullanýlan bu sanat dalý Konya merkezli geliþti. Çini sanatýndaki geliþme
Osmanlý döneminde zirveye ulaþtý.
2. Resim ve Heykel : Türk - Ýslâm devletlerinde minyatür türünde resim geliþti. Anadolu'da Türkler
þehirlerin surlarýný ve büyük binalarý heykel ve kabartmalarla süslediler.
3. Kitap Sanatý : Anadolu'da geliþen en önemli kitap sanatlarý hat, tezhip ve cilt sanatýdýr.
4. Halý ve Kilim Dokumacýlýðý : Hunlara kadar dayanan halýcýlýk Anadolu'da en çok geliþen el sa
natýydý. Halýcýlýk Anadolu'da milli bir sanat haline geldi. Türkmenler halý ve kilimlerinde Türklerin milli duygularýný ve zevklerini iþlediler.Halý ve kilimler Anadolu'dan dýþarýya satýlan mallarýn baþýnda geliyordu.
5. Aðaç, Taþ ve Maden Ýþlemeciliði : Anadolu'da yapýlan minber, mihrap, kapý, pencere,
Kur'an-ý Kerim rahleleri, mezar kitabeleri aðaç ve taþ iþlemeciliðinin baþlýca güzel örnekleridir. Ýþlen
miþ altýn ve gümüþler ise maden iþlemeciliðine örnek gösterilebilir.
6. Musiki ve Sahne Sanatlarý : Sultan kapýsýnda çalýnan nevbet, tasavvuf musikisi, meddahlar, rak
kaseler ve hokkabazlar bu sanatlarýn baþlýcalarýdýr.
Bağlı değil
mrb
ben yeni üye oldum çok teþekkürler çok iþime yaradý ödevimi hazýrlayabildim
site yeni mi 
Son olarak düzenleyen sbnr_mrgn (04-11-2008 17:04:30)
Bağlı değil
Sayfalar: 1